Webmaster forumlarında her gün yeni başlıklar açılıyor, yeni
çözümler üretilmeye ve beyin fırtınaları yapılmaya çalışılıyor.
İnsanlar, mutlak olarak doğruların birebir açıklanmadığını düşündüğü
konularda deneyimlerini paylaşıyorlar ve yaşanan sıkıntılara sebepler
açıklıyorlar.
Web sitelerin internet dünyasındaki varlıkları -ticaret
temelli ise- fazlasıyla önemlidir.
Kazanç kapısı olarak kullanılan web
sitelere yapılan çalışmalardan biri olan arama motoru optimizasyonu
operasyonu ise, yapılabilecek marka bilinirliği ve insanlara ulaşma
yöntemlerinden viralize edilmiş olan reklam çeşitlerini saymadığımızda
bütçe açısından en uygun olanıdır.
Ticari modele ve yayın yapılan alana
göre farklı çalışmalar gerektiren bu operasyon, Türkiye şartlarında çok
farklı şekilde standartlara sahip gibi görünmektedir.
İşin bu kadar zor
ve çözümlenemez gözükmesinin ana sebebi ise bilgi ve yöntem
kirliliğidir.
Belirli anahtar kelimelere, tabiri caizse abanarak kısa
sürede çalışma yapılmasını SEO'nun tanımı gibi gösteren kimi makaleler
ise, bu işe yeni başlamış olan arkadaşları yanlış şekilde
yönlendirmektedir. Hacmin ne kadar büyük olduğunun hiçbir önemi yoktur.
Aynı şekilde çalışılan pazarın ne kadar rekabetli olduğununda. Ticaretin
sanal veya söz gelimi reel olarak ayrılması ise, kimi kavram
karmaşalarını doğurmaktadır.
Başlıkta da belirttiğim konu temel olmak
üzere, bu yazımda SEO namına çalışmalar yapmak isteyen veya bir şeyler
edinmeye çalışan arkadaşları farklı örneklerle yönlendirmek istiyorum.
İnternet ortamında bulunmayı seviyorsunuz ve buradan belirli bir kazanç elde etmek istiyorsunuz. Bunun sokakta yürümekten zevk alarak bir dükkan açmayı düşünmekten hiçbir farkı yoktur.
Yani paranın
statüsünü değiştirmeyen bir durum olan internet gerçekliğinde
gerçekleştirilen projeler, elle tutulur şekilde ürün satan veya hizmet
veren firmaların bu aleme taşınmış sözde sanal örnekleridir.
Operasyon
veya iş modelinde büyük küçük ayrımı yapılmaksızın, bir elmayı
internetten satmak ile çarşı pazarda elden sunmanın arasında sadece
pazarlama ve ödeme farklılıkları bulunmaktadır.
Yani oluşturduğunuz
e-ticaret sitesi üzerinde yürütülen operasyonlarda alacağınız dönemsel
kararlar, sokakta yapılandan farksızdır.
Hacimlerin geniş olması sadece
bu işin pazarda yapılan halinin daha büyük oranda gerçekleştirilmesine
sebep olmaktadır.
Bunu anlamak için ekonomi veya herhangi bir yönetim
dalında uzman almaya gerek yoktur.
İnternet ne kadar hızlı bir
entegrasyona sahip olsa da, pazar içerisinde olan alıcı - satıcı
sayısını değiştirmemektedir.
İnternette yürütülen operasyonlar, sokakta
yapılana göre daha çok müşteri oluşturmaz, daha çok müşteriye hitap eder.
Yani verilen hizmeti birçok kişiye daha kısa sürede duyurabildiği için
daha büyük bir potansiyele ulaşır. Kavram karmaşasına sebep olan
durumlardan birisi ise budur.
Sokakta ihtiyaç duyulmayan bir ürünün, internette hazır müşterisi bulunmaz!
Yaptığınız internet projeleri eğer sanal alemin nimetleri üzerineyse, bu alt başlığı fazla irdemeleye gerek yok. Ama yaptığınız iş, sokakta yapılanın internete taşınmış haliyse takip etmenizi öneriyorum.
Sokakta ihtiyaç duyulmayan bir ürünün, internette hazır müşterisi bulunmaz!
Yaptığınız internet projeleri eğer sanal alemin nimetleri üzerineyse, bu alt başlığı fazla irdemeleye gerek yok. Ama yaptığınız iş, sokakta yapılanın internete taşınmış haliyse takip etmenizi öneriyorum.
Elle
tutamadığınız ürünler ve hizmetler için değerlendirilemeyen bir alt
başlık olduğu için itiraz eden kişiler olacaktır. Ama bu durumu biraz da
örneklerle ifade etmek istiyorum.
Ahmet bey bir ayakkabıcıdır. Cadde üzerindeki dükkanında, Çin üzerinden düşük bir bütçeyle aldığı ayakkabıları uygun fiyatlarda satarak, büyük mağazalara göre o semt için daha çok tercih edilmektedir.
Ahmet bey bir ayakkabıcıdır. Cadde üzerindeki dükkanında, Çin üzerinden düşük bir bütçeyle aldığı ayakkabıları uygun fiyatlarda satarak, büyük mağazalara göre o semt için daha çok tercih edilmektedir.
İnternet
üzerinden bu işi yapabileceğini duyar ve e-ticaret paketlerini
araştırır. Kendine en uygun olanını bulur ve sitesini açar. Buraya kadar
her şey yolunda, ama ya sonrası?
İşte burada bütçesi el verdiği kadar PR ajanslarını veya marka bilinirliğini belirli operasyonlarla yönetebilecek olan SEO firmalarını araştırır.
İşte burada bütçesi el verdiği kadar PR ajanslarını veya marka bilinirliğini belirli operasyonlarla yönetebilecek olan SEO firmalarını araştırır.
Komşu dükkanlardan duyduğu kadarıyla tanıdık olanlardan
hizmetler alır ve istediği dönüşü sağlayamaz.
Sitesine belirli miktarda
ziyaretçi gelse de, bunlar müşteriye yani ödeme yapıp ürün alacak olan
son kullanıcıya dönüşmemektedir.
Sonrasında ise tüm SEO firmalarıyla
iletişimi keser ve ciddi bir araştırma yapmaya başlar.
Popüler olan
webmaster forumlarına üye olup, SEO kategorilerini takip etmeye başlar.
Devamında ise kendine kendine birkaç soru sorar.
"SEO çalışması yapan firmalar, bana müşteri kitlesi oluşturmak adına binlerce lira telifte bulunuyorlar. İstediğim kelimede 20-30 TL'lik paketlerle madem yükselebiliyorum, neden onlara binlerce TL para bayılayım ki?"
"SEO çalışması yapan firmalar, bana müşteri kitlesi oluşturmak adına binlerce lira telifte bulunuyorlar. İstediğim kelimede 20-30 TL'lik paketlerle madem yükselebiliyorum, neden onlara binlerce TL para bayılayım ki?"
"Sosyal medya üzerinden insanlara kendimi duyurmam gerekiyorsa,
neden SEO ve PR ajanslarının marka bilinirliği arttırma çalışmalarına
para ödeyeyim ki? Twitter'dan ve Facebook'tan binlerce takipçi edinmek
sadece sattığım bir ayakkabı parasıyken."
Sonrasında ise sitesine belirli backlink çalışmaları yaptırır ve
beklemeye başlar. Sitesine o güne kadar gelmediği kadar fazla ziyaretçi
gelmektedir.
Heyecanlanır, hafta sonu olduğu için dükkanda değildir.
Hafta içini bekleyip bunu ortağıyla paylaşmayı düşünür ve sürpriz yapmak
ister.
Pazartesi gelir ve dükkana koşa koşa gider, ortağına yaptığı
çalışmaları gösterir ve bundan sonra binlerce kişiye nasıl ulaşacağını
anlatır.
Durumu daha iyi izah etmek için Google'ı açar ve hafta sonu ilk
sayfada olduğu "kahverengi deri ucuz ayakkabı" sorgusunu
aratır.
Sonrasında ise derin bir düşünce kendisini sarar, ilk sayfada
kendisini görememektedir. İkinci sayfaya geçer, durum yine aynı. Üç,
dört, beş derken sinirlenir ve evine döner.
Durumun neden böyle olduğunu sormak için binlerce backlink sağlayan sözde SEO uzmanına mesaj atar. Karşılık alamaz, sonrasında ise şikayet kategorisine gidip yaşadıklarını anlatır. Bla bla bla..
Örneği hikayelendirmek ve devam ettirme fazlasıyla sıkıcı, çünkü bu gibi durumlara fazlasıyla şahit olmuşsunuzdur. Eee tamam da bunları neden anlattın diyeceksiniz, biliyorum.
Durumun neden böyle olduğunu sormak için binlerce backlink sağlayan sözde SEO uzmanına mesaj atar. Karşılık alamaz, sonrasında ise şikayet kategorisine gidip yaşadıklarını anlatır. Bla bla bla..
Örneği hikayelendirmek ve devam ettirme fazlasıyla sıkıcı, çünkü bu gibi durumlara fazlasıyla şahit olmuşsunuzdur. Eee tamam da bunları neden anlattın diyeceksiniz, biliyorum.
Gelelim yaptığımız temel yanlışlara :
Sitesine ürün eklememiştir, çünkü ne e-ticaret paketi satın aldığı
firma ne de backlink aldığı sözde SEO uzmanı, onu içerik girmesi
konusunda bilgilendirmemiştir.
Ana sayfaya adres ve telefonunu yazarak
insanların ona ulaşabileceğini ve satışını bu şekilde telefondan
gerçekleştireceğini düşünmektedir.
Daha açıklayıcı bir ifadeyle, çalışma var ama ürün yok! SEO bir
pazarlama stratejisidir.
Sağlayacağınız hizmet veya ürünü tam olarak
yoluna koymamışken, bunu pazarlamaya çalışırsanız kimse size ulaşamaz,
telefonlarınız çalmaz ve o milyon dolarlara sahip olamazsınız.
Örnek fazlasıyla basit gelmiş olabilir, "ürün girmeyi aklına getirmeyen adam bu işi nasıl başarabilir ki"
dediğinizi duyar gibiyim.
Ama sözde ürün oluşturduğunu düşünüp sitesine
binlerce özgün içerik giren arkadaşlar da farksızdır.
Yayın yaptığınız alan ne olursa olsun, müşterilere yönelik (ürün
satmak yerine bilgi verme amaçlı bir site yönetiyorsanız, bunu
okuyucularınız olarak değerlendirebilirsiniz -kısacası size para
kazandıran kişi-) doğru çalışmalar yapmıyorsanız, isterseniz
binlerce yazı yazdırın, binlerce ürün girin sitenize.
Sağlıklı bir
şekilde kendini ifade edemeyen, ürünün - içeriğin - hizmetin müşteriye
dönüşmesi beklenemez.
İster okuyucularınız üzerinden para kazanın,
isterseniz ürün satarak.
Yanlış bir şekilde oluşturulan ürün üretme
politikanız hiç girmemiş olduğu ürünler arasında fark
bulunmamaktadır.
Sahte trafik sistemleri üzerinden gönderilen hitleri, ziyaretçi olarak algılamıştır.
Sitesine gelen kişilerin "kahverengi deri ucuz ayakkabı"
kelimesinden geldiğini düşünür, çünkü analiz sistemini kullanmayı
bilmiyordur.
Backlink paketi aldığı kişiler ısrarla bu kelimenin
ziyaretçi oluşturmayacağını söylese de, kendi semtinde sürekli olarak
sorulan bir ayakkabı olduğunu belirtir ve bu kelimeye çalışılmasını
ister.
Bu tür bir kelimeden ne kadar insanın gelebileceğini
kestiremediği için gelen ziyaretçileri ise gerçek sanmıştır.
Sahte
ziyaretçiler ise elbette backlink paketi satan kişiler tarafından
gönderilmiştir ki, müşteri tatmin olsun ve tekrar çalışsın.
(Gerçek
şekilde SEO operasyonlarında danışmanlık yapan ve backlink paketi
satanları tenzih ederek, sırf 20-30 lira kazanmak uğruna insanları
kandıranlardan bahsetmekteyim.)
Aynı şekilde hacmi bilinmeyen ve tam olarak kestirilmeyen kelimeler
için çalışma yapan arkadaşlar ile herhangi bir farkı
yoktur.
Düşük bütçeli çalışmalarla çok yüksek kelimelerde kalıcı bir
şekilde yer almak çok zordur.
(İmkansız demek istemiyorum çünkü
sözde yine seo uzmanı olan arkadaşlardan etik bulmadığım bir davranış
olan hacklink örneği falan verilir, neme lazım. İnsan hakkı gözetmeyen
kişiler kendi anladıkları şekilde SEO yapabilirler.)
Bu nedenle
rekabetin çok olduğu kelimelere göz dikip SEO çalışması için bütçeyi
fazlasıyla kısmayı düşünüyorsanız, sizde onun yaptığı yanlış
kadar büyük bir hata yapıyorsunuz. Arama motorları sitelerin
değerlendirilmesinde onlarca sinyali kullanmaktadır.
Aldığınız
backlinkler sizi belirli bir yere getirebilir, ama doğal görünmeyen ve
sosyal çalışılmayan siteler her güncellemede kendini riske atmaktadır.
Kendi başına SEO işini yapabileceğini düşünür ve firmalarla irtibatını keser.
Büyük çaplı bir projeniz varsa ve bu işten hiç anlamıyorsanız, binlerce liranızı riske atmanıza gerek yok.
Kazanç kapısı olarak değerlendirdiğiniz önemli projeleriniz sizin SEO
alanında kullanacağınız deneme tahtaları olmamalıdır.
Yeni açıldığı
zamandan itibaren sürekli olarak agresif backlink alımına sahip olan bir
site, son güncellemede yaşadığı düşüşü sadece son hafta aldığı referans
bağlantılara bağlamamalıdır.
Sosyal medya yönetimini küçümsemiş ve sadece görünüşte popüler bir etmen olarak değerlendirmiştir.
Yapılan en büyük hatalardan birisi ise arama motorlarının site
popülerliğini belirlerken kullandığını bildiğimiz sosyal medya
üzerindeki varlığın yanlış anlaşılması.
Sayfanızı 70.000 kişi takip
ediyorken herhangi bir paylaşım veya etkinliğiniz bulunmuyorsa ve
Twitter tabiriyle yumurtaların hayranlığındaysanız, sosyal medya
bilinirliği kavramını tekrar gözden geçirmelisiniz.
Kullanıcılarla
etkileşim oranlarından tutunda, kullanılan ifadelere kadar sosyal medya
üzerindeki varlığınız tamamen doğal bir şekilde değerlendirilmektedir.
Daha basit bir tabirle, Facebook beğeni sayınızın çok olması sosyal medya çalışmalarınızı başarıyla sürdürdüğünüz anlamına gelmez.
Yazı içerisinde, yapılan birçok hatadan bahsettim. İnsanlar kolay kazanç elde edebileceklerini düşündükleri interneti ve arama motorlarını fazlasıyla küçümsemektedir.
Yazı içerisinde, yapılan birçok hatadan bahsettim. İnsanlar kolay kazanç elde edebileceklerini düşündükleri interneti ve arama motorlarını fazlasıyla küçümsemektedir.
Birkaç tık ile başarı sağlanamayacak şeyler
için hayal kurmak hiçbir girişimcinin aklında bulunmaması gereken bir
şeydir.
İnsanlar internet ortamında ne kadar heyecanlı olsalar da,
internet sözde gerçek hayatla herhangi bir ayrımı bulunmayan bir alandır
ve fazlasıyla geniştir.
Sadece sizin semtinizde haftada birkaç kez "kahverengi deri ucuz ayakkabı"
soruluyor diye, bunun üzerine çalışma yapmanız gerekmez. İnternet ile
yaşanılan hayatın her anı etkileşim içerisindedir.
Bir bakkal satacağı
ürünler için sadece haftalık halden gelen elemanı yeterli buluyorken,
bir internet projesinde satacağınız ürünler için haftalık
değerlendirmeler yeterli olmayabilir.
Ayakları yere basmayan ve ürüne
dönüştürülmemiş projeler için pazarlama gerçekleştirilemez.
Blogunuza
yazılar girip deli gibi hit almayı istiyorsanız eğer, backlink alıp
tabiri caizse kafaya çıkmaktan öte ürününüzü yani sitenizdeki yazıları
değerlendirmelisiniz.
İnternet üzerinde son kullanıcı, sizin için sitenizden faydalanan ve paraya dönüşen kişilerdir, Sitesindeki alışveriş yapan insanlar, bakkaldan ekmek alan küçük çocuklar gibidir.
İnternet üzerinde son kullanıcı, sizin için sitenizden faydalanan ve paraya dönüşen kişilerdir, Sitesindeki alışveriş yapan insanlar, bakkaldan ekmek alan küçük çocuklar gibidir.





