Medyada
adı "Bitcoin sistemini tasarlayan kişi" olarak geçen Craig Steven
Wright'in Avustralya'daki evi ve ofisi, polis ve maliye uzmanları
tarafından baskına uğradı!
Bitcoin, dijital dünyanın en büyük fenomenlerinden birine dönüştü.
Fiziksel hiçbir karşılığı olmayan ve sadece yazılım üzerine kurulu bir
para birimi olan Bitcoin, Dünya çapında dijital işlem yapan çok sayıda
insan tarafından hızla benimsendi.
Elbette Bitcoin, bu alanda tek kalmadı. Benzer algoritmalarla başka
dijital para birimleri de ortaya çıktı ancak Bitcoin’in, dijital para
kavramının mümkün olduğunu anlamamızı sağlayan sembolik önemi de
tartışılamaz.
Bitcoin hakkındaki en büyük bilinmez ise onu kimin yarattığı
sorusuydu? Bitcoin’i kim tasarladı, kim programladı, kim hayata geçirdi,
Bitcoin’in arkasında kim var, bunu kimse bilmiyordu. Yıllarca bu soruya
cevap arandı ancak Bitcoin’in yaratıcısının ağır saldırılara hedef
olmamak için kendini sakladığı çıkarımından öteye bir sonuç elde
edilemedi.
Üstelik, Bitcoin’i yaratan kişinin, dijital para üretim
sisteminin ilk döneminde kolayca elde edilen Bitcoin’leri istiflemiş
olduğu ve sonraki yıllarda Bitcoin’in fiyatı hızla yükseldiğinde, yüz
milyonlarca dolar değerinde bir servet elde etmiş olabileceği de
konuşuluyordu. Tabi bunun için, bu gizemli kişinin Bitcoin’in gelecekte
çok değerli olacağını tahmin edip elindeki sayısız Bitcoin’i erkenden
kullanmamış olması gerekiyordu.
Bir diğer bilinmez de, Bitcoin’in yaratıcısının ileride bu para
biriminin uyuşturucu ticareti yapmak isteyenler ve kiralık katil tutmak
isteyenler tarafından talep göreceğini tahmin edip etmediğiydi.
Maalesef, takip edilemeyen ve kaynağı görülemeyen bu para birimi,
internet üzerindeki tekin olmayan web sitelerinde uyuşturucu alıp satmak
veya öldürmek istedikleri insanları yok etmesi için kiralık katil
tutmak isteyen karanlık kişilerin favorisi haline dönüştü.
Silkroad gibi
Bitcoin üzerinden ticaretin yapıldığı web sitelerine kimliklerini ve
adreslerini saklayarak bağlanan kullanıcılar her gün kilolarca
uyuşturucu takası için anlaşmalar yapıyor ve ödemeler de Bitcoin
üzerinden gerçekleşiyordu.
Daha da karanlık dark web sitelerinde,
mirasına konmak için babasını öldürmek isteyen hayırsız evlatlar veya
işine çomak soktuğu için birini yok etmek isteyenler, kiralık katil
ilanlarına başvurup ödemeleri Bitcoin ile yapıyordu.
Aynı şekilde,
fuhuştan kalpazanlığa, sahtecilikten kredi kartı hırsızlıklarına kadar
her türlü kirli işin takasında Bitcoin kullanılmaya başlandı ve sonunda
FBI devreye girip bu işe bir dur demeye karar verdi. Önce Silkroad’ın
kurucusunu tespit edip, siteden kazandığı milyon dolarlarla yaşadığı
tatlı hayatının bir sabahında genç yazılımcıyı kıskıvrak tutukladı.
Ardından Bitcoin’in yaratıcısına ulaşmak için soruşturma başlattılar
ancak bir sonuç alamadılar. Ta ki, düne kadar. İnternette yayınlanan
haberlerde, Bitcoin’in yaratıcısı olduğu düşünülen ve Satoshi Nakamoto
sahte ismini kullanan kişinin Craig Steven Wright isimli Avustralya’lı
bir bilgisayar dahisi olduğu iddia edildi.
İşte bu haberler daha soğumadan, Wright’in kaçmasından endişelenen
Avustralya polisi yazılımcının evini ve ofisini bu sabah bastı. Evde,
çok büyük elektrik ihtiyacı gerektiren ağır bir bilgisayar sistemi de
bulundu. Wright’in Bitcoin üreten bir dijital madenci olduğu kesin ama
Bitcoin’i yaratan kişi olduğu doğru mu?
Bu şimdilik kesin değil ancak internet medyasında yayınlanan
haberlerde, Wright’in Satoshi Nakamoto ismini kullandığı pek çok olaya
dair belgeler de yer alıyor.
Peki, güvenlik güçleri Satoshi Nakamoto’dan ne istiyor?
Şurası doğru ki, siz bir yazılım yaptığınız için, o yazılımın kötü
amaçla kullanılmasından dolayı suçlanamazsınız. Yani, bir dijital para
birimi yarattığınız için o dijital parayla uyuşturucu satın alanların
suçu size yüklenemez. Yoksa bütün merkez bankası başkanları ve o
paraların üzerinde imzası olan devlet başkanları hapisten çıkamazdı.
Ne
de olsa, dünyadaki bütün pis işler, binlerce yıldır gerçek parayla
yapılıyor. Ancak şu var ki, Bitcoin çok önemli bir suça aracı mekanizma
olarak kullanılmaya başlandığı için, bu mekanizmayı çözebilmek ve kimin
ne yaptığını anlayarak kayıt dışı olan o para işlemlerinin kaydını
bulabilmek adına, Bitcoin’i yaratan kişinin büyük yardımı dokunabilir.
Kısacası, Bitcoin’in yaratıcı kimse, güvenlik güçlerinin eline
geçtiğinde güvenlik ve istihbarat örgütleri tarafından çok uzun süre
sorgulanacak ve iş birliği yapmaya zorlanacak. Bir diğer acımasız gerçek
de şu ki, hiçbir devlet kendi para basma hakkının yerine ülkesinde
başka bir para biriminin kontrolsüz ve izinsiz olarak oluşmasına izin
vermez.
Bunlar ağır mali yasalarla korunan uygulamalar ve Bitcoin hiçbir
yasal izne sahip olmadan ortaya çıkarak mali otoriteleri çıldırtan bir
olgu. Dolayısıyla, vicdanen doğru olmadığını düşünsek de, devletin
Bitcoin’in yaratıcısını çok uzun yıllar boyunca hapiste tutmak için
sayısız bahane bulacağına emin olabilirsiniz.
Şimdi bakalım, Avustralya güvenlik güçlerinin soruşturmasından ne çıkacak?
Haber Kaynağım :
http://www.techinside.com/








